08 Şubat 2008 Cuma

2 süper film birden...

Bu aralar dilimden (ve müzikleri iPod'umdan) düşmeyen iki film var; Juno ve This Is England.


Juno sevimli mi sevimli bir çocukluktan yetişkinliğe geçiş hikayesi. Bu senenin en iyi film, en iyi özgün senaryo ve en iyi kadın oyuncu gibi önemli dallarda Oscar adaylıkları var. Yüzünüzde 1.5 saat boyunca tebessümle izleyeceğiniz sıcacık, keyifli bir film. Müzikleri de indie dünyasının en şahsına münhasır isimlerinden oluşuyor. Kısaca Amerikan Bağımsızları’nın yeni gözdelerinden.


This Is England’a gelince... Sizi bilmem ama ben bazen bir şeyi çok ama çok sevdiğimde onun hakkında hiç konuşmak istemiyorum. İşte bu da o anlardan biri. Ama bu filmin blogumda yer alması ve sizi de merakta bırakmamak adına konusunu, 1980’li yılların İngiltere’sine bir çocuğun gözünden bakış olarak özetleyeyim. Alın, izleyin, dinleyin... Issız bir adaya düştüğümde yanıma alacağım 10 filmden biri. Çok güzel çok, daha ne diyeyim...?

0 Karalayan Var!: